Gönderen: Oyhan Hasan Bıldırki | 14 Ağustos 2008

ÖLÜMÜNÜN 75. YILINDA AHMET HAŞİM İÇİN SON SÖZ * Oyhan Hasan BILDIRKİ

 

2. Meşrutiyet döneminde yetişen hemen her şair, toplum dertlerine eğilmiş, kendi açılarından artık temelleri çatlamaya başlamış ve yıkılmaya yüz tutmuş olan devletimizi kurtarma yollarını aramaya koyulmuşlardır. Millî Edebiyatçılar, edebiyatımıza millî bir hava vermeye çalışmışlar ve giderek devrin en etkilileri olmuşlardır. Fakat aynı dönemde yaşayan ve devrinin sosyal çalkantılarını gören Haşim, onlardan ayrı bir yolda ilerlemeye devam etmiş, şiirinde toplumsal konulara hiç yer vermemiştir.

Sosyal çevresinin kendisine karşı takındığı tavrı içine sindiremeyen ve bu yüzden kendisinde bir aşağılık duygusu geliştiren Ahmet Haşim, kendi fildişi kulesine çekilerek, psikolojik durumunu şiirlerine sokmuş, realiteden nefret etmiştir. O, içinde yaşadığımız dünyadan başka bir âlemi özlemiş, “o muhayyel âlem”e gidebilmek isteği içinde yanıp tutuşmuştur. “Sanat, sanat içindir.” görüşüne bağlı kalan şair, şiiri sessiz bir şarkı olarak düşünmüş ve özleyişlerini, hayali aşklarını, muhayyel beldesini, bu hayal dünyasının kutsal mabetlerini, ilahelerini bütün ömrü boyunca duyurmaya çalışmıştır.

Aşkta vefa bulmamış, arkadaşları tarafından sevilmediğini sanmış, çirkin olduğunu düşünmüş, sevdiklerini çok küçükken kaybetmiş olan Haşim’in kendisine özel bir dünya yaratması, o dünyayı, kendi anlayışıyla duyurmaya çalışmasını olağan karşılamalıyız. Hasta bir ruh yapısına sahip olan şair, hiçbir şeyden zevk almamış, yaşanılan dünyaya kendi keder gözlüklerinin arkasından bakmıştır. Bu yüzden şiirlerinde gördüğümüz kaçış temlerine sığınmış, hemen hemen bütün şiirlerinde aynı temleri sık sık kullanmıştır.

Bu nedenle bazı çevreler, onu fazla hayalci bulmuşlar, sağlığında ve ölümünden sonra bile, ona karşı şiddetli saldırılarına devam etmişlerdir. Gerçi biz de günlük konuşmalarımızda gerçeklerden söz eder, gerçekçi olmamızla öğünürüz. Fakat zaman zaman, bizi kuşatan gerçekler çemberinden kurtulmak, zamanımızı aşmak isteriz. Oysa Haşim, bütün ömrü boyunca bu işi yapmaktan başka ne yapmıştır? O, zamanın çok ötesine çıkmış, kendine özgü bir zamanda yaşamış, ondan izler taşıyan şiirler ortaya koymuş ve bizi kendi dünyasına çekmek istemiştir. Bu bakımdan Ahmet Haşim, eleştirilmemeli, sevilmeye çalışılmalıdır.

Haşim’in bizden istediği de budur.

Ahmet Haşim’in güler yüzünü, hastalıklı olmayan tarafını görmek istiyorsanız, onun düzyazılarını da okumalısınız derim.

Hiç olmazsa Ahmet Haşim’i, ölümünün 75. yılında yeniden ama doğru anlayarak okumalıyız.

 

Oyhan Hasan BILDIRKİ

 

Eseri hazırlarken faydalandığımız kaynaklar:

 

Ahmet Haşim / Rıfat Necdet Evrimer, İnkılâp Kitabevi, 1959

Ahmet Haşim ve Yahya Kemal’e Vedâ / A. Şinasi Hisar, Varlık Yayınları, 1970

Ahmet Haşim’in Şiirinde “Çıkış” Temi / Hilmi Serim, Alkım Dergisi, s. 19

Ahmet Haşim’in Ruh Ülkesi / Nazan Güntürkün, Divan Kitabevi, 1965

Ötüken Türkçe Sözlük / Yaşar Çağbayır, Ötüken Neşriyat, İstanbul 2007 (5 cilt, 5744 s.)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: