Gönderen: Oyhan Hasan Bıldırki | 3 Ağustos 2008

NİÇİN HAŞİM? * Oyhan Hasan BILDIRKİ

Son asır Türk Edebiyatı; Tanzimat döneminden sonra (1839) çeşitli devrelerden geçerek, evrensel bir soluğa erişebilmek için, Avrupa’ya özellikle Fransız Edebiyatı’na yöneldi. Aydınlar arasında, Osmanlı sarayının himayesi altında gelişen, Necati Bey, Baki, Fuzulî, Nedim ve Şeyh Galip gibi büyük ustalar yetiştiren Divan Edebiyatı, sınırlı bir edebiyat anlayışına sahipti. İslamî tesirler altında gelişen bu edebiyat, belli şekiller ve türler dışına çıkamıyordu. Ayrıca Osmanlıca ile yazılması, bu edebiyat anlayışının ve zevkinin halk tarafından anlaşılmamasına yol açmıştı.

Daha çok halka inmek, 1839 Tanzimat Fermanı’nın getirdiği hürriyet havasından faydalanarak, halka bir şeyler vermek isteyen Tanzimat aydınları, haklı olarak Divan Edebiyatı’na karşı harekete geçtiler ve bu sınırlı edebiyat anlayışını yıktılar. Avrupa’dan yeni nazım şekilleri, yeni edebiyat türleri getirerek, Türk Edebiyatı’na bir genişlik verdiler.

Şairler ve yazarlar yavaş yavaş dilin sadeleşmesine çalıştılar. Fakat ister Tanzimatçılar olsun, ister Servetifünuncular olsun, yine de eski dil zevkinden vazgeçemediler. Edebiyatımızda ilk defa Fecr-i Aticiler içinde gözüken Haşim bile bu dil zevkinden yakasını kurtaramadı. Zira devrin eğitim kurumları Osmanlıca ile eğitim yapıyor, Türk Edebiyatı aydınlar kesiminin malı oluyor, geniş halk kitlelerinin cahil oluşu yüzünden yaygınlaşamıyordu.

Ayrıca Haşim’in Sembolist akıma bağlı kalışı, duygularını birtakım sembollerle anlatmak isteyişi, onu Farsça veya Arapça’dan yeni kelimeler almaya, ağır bir dille yazmaya zorluyordu. İşte bu yüzden saf şiiri yakalayan ve gerçek şiire varan Haşim, büyük kitlelerce anlaşılamaz oldu.

Oysa Türk şiirine büyük emeği geçen, yeni bir anlayış getiren Haşim’in türlü yönlerinin incelenmesi, gerçek değerinin ortaya çıkarılması gerekir. Ancak bu incelemeler sonucu Haşim’in değeri ortaya çıkacak ve büyüklüğü, aşılmaz bir usta oluşu anlaşılacaktır. Sonra Haşim’in ruh dünyasına inerek, sembollerinin altında yatan ruh halini yakalamak, bu hüznün ve akşamın büyük şairinin büyüleyici dünyasını tanımak, bize şiirin ne demek olduğunu öğretecektir.

Biz, bu küçük incelememizle Haşim’in şiirlerinde gördüğümüz kaçış “tema”sının sebeplerini ortaya koymak, büyük ustanın bilinmeyen bir yönünü ortaya çıkarmak istedik. Bu tip çalışmalar ilerledikçe, Türk Edebiyatı gerçek yörüngesine oturacak, okuyucuya yeni duygular ve görüşler ilham edecektir.

 

Oyhan Hasan BILDIRKİ

1971, Yeniköy

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: