Gönderen: Oyhan Hasan Bıldırki | 1 Ekim 2009

ALİ CANİP’TEN AHMET HAŞİM’E MEKTUP

       “Ahmed Haşim Beye,

       Genç Kalemler tahrir heyeti namuslu gençlerdir; pek az zaman sonra meydana çıkacağı şüphesiz olan âdi bir hile ile kimsenin sukutunu hazırlıyacak derecede terbiyesiz ve ahmak olmadıkları gibi, sizi de böyle bir zanda bulunacak kadar küçük ve saf görmek istemezler…
       Bundan bir kaç ay evvel, o zaman Bulgaristan hududunda bulunan arkadaşım Ömer Seyfettin’den bir mektup almaştım. Diyordu ki: Lisanımızdaki ecnebi kaidelerini atsak ve bunun için beraber çalışsak… Ben yazdığım cevapta: İyi dedim, fakat lisanımıza hiç bir noksan gelmiyecek mi?.. Sana Fernand Gregh[1]‘ten, Georges Rodenbach[2]‘-dan, Emin Bülend’den, Ahmed Haşim Bey[3]‘den birer parça yolluyorum; hepsini saydığım, şartlar dahilinde gönder.. On gün sonra aldığım mektupta hepsini yeni lisanla yazmış ve göndermişti. Gerek kendim ve gerek kendi arkadaşlarım okuduk. Lisanımızın bu şartlarla ne kadar nefis olacağını anladık. Ömer Seyfettin[4]‘in gönderdiği kâğıtlar, idarehanede Gregh’in La Maison de l’Enfance’ı içinde duruyordu. Bir gün matbaadan bir çocuk yollamışlar, çıkacak nüshanın boş yeri için bir yazı istemişler; arkadaşlardan biri, kitabın içinden bir kâğıt çıkarmış ve şüphesiz Fernand Gregh’in eserinden çıkardığı için onun sanmış ve üstüne ismini yazmış. Bir ay evvel Ömer Selâniğe geldi, hepimiz yanlışı anladık. Fakat zaman geçmiş olduğu gibi, şüphesiz meselenin büyük bir ehemmiyeti olmadığından tashih[5]e de lüzum görmedik… İşte Haşim Bey, sizi namuslu bir adam sıfatiyie temin ederim ki, mesele bundan ibarettir. Yoksa, ne biz öyle saçma bir hileye tevessül ederiz ve ne de siz bir manzumeyi “harfiyyen!” Fransızcadan tercüme ederek isminizi yazarsınız… Eğer arzu ederseniz on on beş gün evvel Mehmed Ali Tevfik Bey’in yine bu meseleye dair gönderdiği bir mektuba cevaben yazdıklarımı, eğer ken­disiyle tanışıyor ve görüşüyorsanız, öğrenebilirsiniz…

       Arkadaşlarım(ın) ekseri Paris’te ve İzmir’de… Ve işte bunun için istediğiniz cevabı ben yazdım.”[6]
       Selânik, 26 Temmuz 1326

       Ali Canip YÖNTEM


[1] Fernand Gregh, bir Fransız şairi olup 1873 te doğmuştur, önce sembolist bir şair iken sonraları hümanist şiir mektebini kurmuştur. Şiirleri en çok Ali Canip tarafından Türkçeye çevrilmiştir.
[2] Georges Rodenbach, (1855-1899) aslen Flaman sembolist bir şairdir. Şiirlerinden bazıları Türkçeye tercüme edilmiştir.”
[3] Bu şiirin altıncı mısraı “Sîmâ-yi âbı râ’şeler âheste meşy-i şeb.” Ch. Baudelaire’in Les Fleurs du Mal’indeki “Recueillement” şiirinin şu mısraını hatırlatıyor: Entends, chere, entends la douce nuit qui marche.
[4] “Yeni Lisan” hareketinin öncüsü.
[5] Düzeltme.
[6] Evrimer Rıfat Necdet, Ahmet Haşim / s. 125-126 İnkılâp Kitabevi 1959

Older Posts »

Kategoriler

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.